<%@ Language=VBScript CODEPAGE="1254"%> Prof. Dr. Osman Metin Öztürk
anasayfa | iletişim SAYI 58/ MAYIS 2007 

  

BÜYÜK ATATÜRK’ÜN MİLLİ EĞİTİM POLİTİKASI’NA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

 

“Arkadaşlar, büyük davamız, en uygar ve en zengin millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarında değil düşüncelerinde temelli bir inkılâp yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda başarmak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu teşebbüste başarı, ancak türeli bir planla ve en rasyonel tarzda çalışmakla mümkün olabilir. Bu sebeple okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak; memleketin büyük kalkınma savaşının ve yeni çatısının istediği teknik elemanları yetiştirmek, memleket davalarının ideolojisini anlayarak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak fert ve kurumları yaratmak; işte bu önemli ilkeleri en kısa zamanda temin etmek Milli Eğitim Bakanlığı’nın üzerine aldığı büyük ve ağır mecburiyetlerdir. İşaret ettiğim ilkeleri, Türk Gençliğinin dimağında ve Türk Milleti’nin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitelerimize ve yüksekokullarımıza düşen başlıca vazifedir.

Bunun için memleketi üç büyük kültür bölgesi halinde mütalaa ederek Batı bölgesi için İstanbul Üniversitesi, Merkez bölgesi için Ankara Üniversitesini, az zamanda kurmak lazımdır. Ve doğu bölgesi için Van Gölü sahillerinin en güzel bir yerinde her şubeden ilkokullarıyla ve nihayet üniversiteleriyle modern bir kültür şehri yaratmak yolunda şimdiden işe başlamalıdır. Bu hayırlı teşebbüsün, doğu illerimizin gençliğine kazandıracağı feyiz, Cumhuriyet Hükümeti için, ne mutlu bir eser olacaktır. Tavsiye ettiğim bu yeni teşebbüslerin, eğitim ve öğretmen ihtiyacını çoğaltacağı kuşkusuzdur. Fakat, bu yön hiçbir vakit işe başlama cesaretini kırmamalıdır. Bakanlığın, geçen yıl içinde bu yönden yaptığı deneyler çok umut verici niteliktedir.”  (Söylev ve Demeçler, C.l, s. 401)
...

“Mesut inkılabımızın aleyhinde düşünce ve duygu taşıyanları aydınlatıp, doğru yolu göstermek, aydınlara düşen ulusal vazifenin en önemlisi ve birincisidir.” (1923) (Söylev ve Demeçler, C.Il ,s 69)

“İnkılâbın kanunu, mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız inkılâp ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonrakilerde de böyle olacaktır.” (1923) (İsmail Arar, Atatürk’ün İzmit Basın Toplantısı, s. 56)

“Bizim izleyeceğimiz ulusal eğitim politikasının temeli, evvela mevcut cehli gidermektir. Bir taraftan cehli gidermeye uğraşırken, bir taraftan memleket evladını sosyal ve ekonomik hayatta fiilen etkili ve yararlı kılabilmek için en gerekli olan ilk bilgiyi uygulamalı bir biçimde vermek, ulusal eğitim usulümüzün esasını teşkil etmelidir.

Efendiler, uygar ve modern bir sosyal toplumun ilim irfan yolunda yalnız bu kadarla yetinmeyeceği şüphesizdir.

Ulusumuzun dehasının meydana çıkması ve bu sayede layık olduğu uygarlık derecesine erişmesi tabii olarak yüksek meslek sahiplerini yetiştirmekle ve ulusal harsımızı yüceltmekle kabildir.

Bu ilk ve sonuncu iki öğretim kademesi arasında orta öğretimin de varlığı tabidir. Orta öğretimin gayesi memleketin muhtaç olduğu çeşitli hizmet ve sanat sahibini yetiştirmek ve yüksek öğrenime aday hazırlamaktır… kadınlarımızın da aynı öğrenim derecelerinden geçerek yetişmelerine önem verilecektir..” (1922) (Söylev ve Demeçler, C.l, S. 230)

 “… Evlatlarımızı o suretle eğitmeliyiz ki, onlara o suretle ilim ve irfan vermeliyiz ki, ticaret, tarım ve sanat aleminde ve bütün bunların faaliyet alanlarında yayarlı olsunlar, etkili olsunlar, faal olsunlar, pratk br organ olsunlar. Bundan dolayı ulusal eğitim programımız gerek ilköğretimde gerek orta öğretimde verilecek bütün şeyler bu görüşe göre olmalıdır.”
(1920) (Söylev ve Demeçler, C. ll, S. 111)

(Kaynak: Turhan Olcaytu, Devrimlerimiz-İlkelerimiz, Ankara, 1998, s.75-76) 

 

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk